İçeriğe geç
Op. Dr. İsmail Boyraz — Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı
Hizmetler

İşitme Kaybı ve Kulak Hastalıkları

İşitme; dış kulak, orta kulak, iç kulak ve işitme sinirinden oluşan bir zincirin birlikte çalışmasıyla ortaya çıkar. Bu zincirin herhangi bir basamağındaki aksama işitmede azalmaya yol açabilir. Kimi zaman neden kulak yolunu kapatan bir kulak kiri tıkacı kadar basit olabilirken, kimi zaman orta kulaktaki sıvı birikimi, kulak zarındaki delik ya da iç kulak kaynaklı bir sorun söz konusudur.

Bu sayfa hasta bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve muayene yerine geçmez. Kulakla ilgili şikâyetlerin nedeni ve uygun yaklaşım kişiden kişiye değişir; tanı ve tedavi kararı ayrıntılı öykü, kulak muayenesi, odyolojik testler ve gerekli görülen durumlarda görüntüleme yöntemleri değerlendirildikten sonra verilir.

İşitme Kaybının Tipleri

İşitme kaybı, sorunun kaynaklandığı bölgeye göre sınıflandırılır. Bu ayrım hem nedeni anlamak hem de tedavi seçeneklerini belirlemek açısından belirleyicidir. Genel kabul gören sınıflamalarda işitme eşiğinin 20-25 desibelin üzerine çıkması işitme kaybı olarak değerlendirilir.

İletim tipi kayıpta ses dalgası dış kulak yolu ya da orta kulak düzeyinde engellenir; iç kulak işlevini sürdürüyor olabilir. Sensörinöral kayıpta ise sorun iç kulaktaki duyu hücreleri veya işitme siniri düzeyindedir. İkisinin birlikte bulunduğu tablolar mikst tip olarak adlandırılır.

  • İletim tipi: kulak kiri tıkacı, dış kulak yolu iltihabı, kulak zarı delinmesi, orta kulakta sıvı birikimi, kemikçik zincir sorunları, otoskleroz
  • Sensörinöral tip: yaşa bağlı işitme azalması, gürültüye bağlı hasar, ani işitme kaybı, Meniere hastalığı, bazı ilaçların iç kulak üzerindeki etkileri, genetik nedenler
  • İletim tipinde ses genellikle daha kısık duyulur ama netliği korunur; sensörinöral tipte sesin netliği de bozulduğu için özellikle kalabalık ortamda konuşmayı ayırt etmek güçleşir
  • Mikst tip: aynı kulakta hem orta kulak hem iç kulak kaynaklı bileşenlerin bir arada bulunması

Sık Görülen Kulak Hastalıkları

Kulak kiri normal koşullarda kendiliğinden dışarı doğru ilerler ve atılır. Pamuklu çubuk gibi cisimler kiri çoğunlukla daha derine iterek tıkaç oluşmasına katkıda bulunur. Tıkaç kulak yolunu tümüyle kapattığında dolgunluk hissi, işitmede azalma, çınlama ve zaman zaman baş dönmesi görülebilir. Temizlik işlemi muayene sırasında aspirasyon, küret ya da uygun görülen olgularda yıkama ile yapılır.

Akut orta kulak iltihabı çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonunun ardından gelişir ve çocuklarda daha sık görülür. Kulak ağrısı, ateş, huzursuzluk ve işitmede azalma tipiktir; kulak zarı delinirse akıntı başlar ve ağrıda gerileme olabilir. Efüzyonlu otit olarak da anılan seröz otitte ise orta kulakta iltihap bulguları olmadan sıvı birikir. Belirgin ağrı olmadan seyredebildiği için özellikle çocuklarda gözden kaçabilir; okul derslerinde gerileme, televizyon sesini yükseltme ya da seslenildiğinde tepki vermeme başlangıçta fark edilen bulgular olabilir. Erişkinde ise tek taraflı ve nedeni açıklanamayan orta kulak sıvısı farklı bir anlam taşır: geniz bölgesinde (nazofarenks) östaki borusunun ağzını etkileyen bir kitlenin ilk bulgusu olabileceğinden, bu tabloda endoskopik nazofarenks muayenesi değerlendirmenin ayrılmaz bir parçasıdır.

Kulak zarındaki delik travma sonrası ya da tekrarlayan iltihaplar zemininde ortaya çıkabilir. Küçük deliklerin bir bölümü izlemle kapanabilirken, süregelen delikler tekrarlayan akıntı ve işitme azalmasına yol açar. Bazı kronik olgularda orta kulakta deri dokusu birikimiyle giden kolesteatom gelişebilir; bu tablo işitme dışında da sonuç doğurabildiği için ayrıca değerlendirilir.

Ani işitme kaybı, yaygın kabul gören tanımıyla 72 saat içinde birbirini izleyen üç frekansta 30 desibel ve üzerinde ortaya çıkan sensörinöral kayıptır. Kulak burun boğaz hekimliğinde acil kabul edilen tablolar arasında yer alır; tedaviye başlama zamanının işitmenin geri kazanılmasında etkili olduğu bilinmektedir. Yanıt kişiden kişiye değişir ve önceden öngörülemez.

Kulak Çınlaması ve Baş Dönmesi

Tinnitus, dışarıdan bir ses kaynağı olmaksızın uğultu, ıslık ya da zil sesi biçiminde algılanan sestir. Başlı başına bir hastalık değil, altında farklı nedenler bulunabilen bir belirtidir. Kulak kiri tıkacı, orta kulak sorunları, gürültüye maruziyet, işitme kaybı, tansiyon değişiklikleri, bazı ilaçlar ve çene eklemi sorunları çınlamaya eşlik edebilir. Yalnız bir kulakta duyulan, nabızla uyumlu şekilde atan ya da işitme kaybıyla birlikte seyreden çınlama daha ayrıntılı incelemeyi gerektirir.

İç kulak yalnızca işitmeden değil dengeden de sorumludur; bu nedenle kulak hastalıkları ile baş dönmesi sık sık iç içe geçer. Baş hareketiyle tetiklenen kısa süreli dönmeler çoğunlukla iç kulaktaki denge taşlarının yer değiştirmesiyle ilişkilidir. Dalgalanan işitme kaybı, kulakta dolgunluk, çınlama ve ataklar hâlinde gelen şiddetli baş dönmesi bir arada olduğunda Meniere hastalığı akla gelir. Denge şikâyetiyle başvuran kişilerde işitme testi de değerlendirmenin bir parçasıdır.

Baş dönmesinin her zaman iç kulak kaynaklı olmadığı unutulmamalıdır. Aniden başlayan ve sürüp giden bir baş dönmesine şu bulgulardan biri eşlik ediyorsa, tablo beyin sapı ya da beyincik kaynaklı olabilir ve iç kulak muayenesi beklenmeden en yakın acil servise başvurulmalıdır: çift görme veya görme kaybı, konuşmada bozulma, yutma güçlüğü, yüzde veya vücudun bir yanında uyuşma ya da güçsüzlük, yürüyememe derecesinde dengesizlik, olağan dışı şiddette ve ilk kez ortaya çıkan baş ağrısı, bilinç değişikliği.

Tanıda Kullanılan Yöntemler

Değerlendirme, şikâyetlerin ne zaman ve nasıl başladığının ayrıntılı olarak dinlenmesiyle başlar. Ardından otoskop veya endoskop yardımıyla dış kulak yolu ve kulak zarı incelenir; zarın rengi, hareketi, delik veya sıvı bulunup bulunmadığı bu aşamada görülebilir. Muayene bulguları odyolojik testlerle birlikte ele alınır.

  • Saf ses odyometrisi: hava ve kemik yolu eşikleri ayrı ayrı ölçülür, iletim ve sensörinöral ayrımı bu ölçümle yapılır
  • Konuşma odyometrisi: kelimeleri ayırt etme becerisini gösterir, günlük yaşamdaki işitme performansı hakkında fikir verir
  • Timpanometri ve akustik refleks: orta kulak basıncını, kulak zarının hareketini ve sıvı varlığını değerlendirir
  • Otoakustik emisyon ve işitsel beyin sapı yanıtları: yenidoğanlarda ve testlere katılımın güç olduğu durumlarda kullanılır
  • Temporal kemik tomografisi veya manyetik rezonans: kronik otit, kolesteatom şüphesi ya da açıklanamayan sensörinöral kayıp gibi seçilmiş durumlarda istenir

Tedavi Seçenekleri

Tedavi, işitme kaybının tipine ve altta yatan nedene göre planlanır; her hastaya uyan ortak bir yaklaşım yoktur. Kulak kiri tıkacında sorun temizlik ile giderilir. Akut orta kulak iltihabında ağrı kontrolü öncelikli olup, her olguda antibiyotik gerekmez; yaş, bulguların şiddeti ve seyir birlikte değerlendirilir.

Seröz otitte belirli bir süre izlem ve östaki borusu işlevine yönelik tedaviler denenebilir. Sıvı sürerse ve işitmeyi etkiliyorsa kulak zarına ventilasyon tüpü yerleştirilmesi gündeme gelir; çocuklarda uygun görülürse aynı seansta geniz eti değerlendirilir. Ani işitme kaybında sistemik ve gerektiğinde kulak zarından uygulanan kortikosteroid tedavileri kullanılır.

Kulak zarındaki delik ve buna bağlı işitme azalmasında timpanoplasti gündeme gelebilir. Bu ameliyatta zar, kişinin kendi dokusundan alınan bir yama ile onarılır; orta kulak kemikçiklerinde hasar varsa aynı seansta onarım eklenebilir. Yaygın hastalıkta mastoid kemiğe yönelik girişimler gerekebilir. Kemikçik zinciri tutan otosklerozda stapes cerrahisi bir seçenektir.

Geri dönüşü sınırlı olan sensörinöral kayıplarda işitme cihazı öncelikle değerlendirilen seçenektir; cihazdan yeterli yarar görülmeyen ileri olgularda koklear implant gibi yöntemler ekip değerlendirmesiyle gündeme gelir. Çınlamada ise öncelik altta yatan nedenin araştırılmasıdır; ses terapisi, danışmanlık ve işitme kaybı varsa cihaz kullanımı şikâyetin günlük yaşamdaki etkisini azaltmaya yardımcı olabilir.

Cerrahi Süreç ve İyileşme

Kulak ameliyatları, hastanın durumuna ve girişimin kapsamına göre genel ya da lokal anestezi altında; kulak arkasından veya kulak yolu içinden yapılabilir. İşlem süresi ve hastanede kalış süresi kişiye ve uygulanan tekniğe göre değişir. Ameliyat öncesinde olası riskler, beklentiler ve alternatifler hekim tarafından ayrıntılı biçimde anlatılır.

İyileşme döneminde kulağın kuru tutulması, burun temizlerken güç uygulanmaması, ıkınmaktan kaçınılması ve belirli bir süre uçak yolculuğu ile su altı etkinliklerinden uzak durulması istenir. İşitmedeki değişim çoğu zaman bir anda ortaya çıkmaz; yamanın yerleşmesi ve orta kulaktaki ödemin gerilemesiyle birlikte haftalar içinde netleşir. Kontrol muayeneleri bu sürecin izlenmesi açısından önemlidir.

Her cerrahi girişimde olduğu gibi kulak ameliyatlarının da olası riskleri vardır: yamanın tutmaması, işitmede beklenen düzelmenin sağlanamaması, çınlamanın sürmesi ya da artması, baş dönmesi, dilin bir bölümünde geçici tat değişikliği ve nadir de olsa yüz siniriyle ilgili sorunlar bunlar arasında sayılabilir. Sonuçlar kişinin hastalığının yaygınlığına, kulak yapısına ve doku iyileşmesine göre değişkenlik gösterir.

Günlük Yaşamda Dikkat Edilebilecekler

Kulak sağlığının korunmasında günlük alışkanlıkların payı vardır. Aşağıdaki başlıklar genel bilgilendirme niteliğindedir; kişiye özel öneriler muayene sonrasında belirlenir. Randevu ve bilgi için iletişim kurulabilir.

  • Kulak yolunu pamuklu çubuk, firkete benzeri cisimlerle temizlemeye çalışmamak
  • Gürültülü ortamlarda koruyucu kullanmak; kulaklıkla dinlemede hem ses düzeyini hem süreyi sınırlamak
  • Kulak zarında delik olduğu bilinen kişilerin suya girerken hekimin önerdiği korunma yöntemini uygulaması
  • Reçetesiz kulak damlası kullanmamak; zarın bütünlüğü bilinmeden uygulanan bazı damlalar iç kulak için sakıncalı olabilir
  • Alerjik şikâyetlerin ve tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonlarının takip edilmesi, östaki borusu işlevi açısından yardımcı olabilir
  • Uçak iniş ve kalkışlarında yutkunma ya da esneme ile basınç eşitlemeye çalışmak
  • İşitmede azalma, kulakta akıntı, ağrı, çınlama ya da baş dönmesi fark edildiğinde kulak burun boğaz değerlendirmesi planlamak

Sık sorulan sorular

İşitme kaybı geri döner mi?
Bu sorunun yanıtı kaybın tipine ve nedenine bağlıdır. Kulak kiri tıkacı ya da orta kulaktaki sıvı gibi iletim tipi nedenlerde tedavi sonrası işitmede düzelme görülebilir. Sensörinöral kayıplarda ise tablo daha değişkendir; bir bölümü tedaviye yanıt verirken bir bölümünde işitme cihazı ya da başka çözümler gündeme gelir. Ne olacağını öngörmek muayene ve odyolojik test sonuçlarını görmeden mümkün değildir.
Kulak kirini evde temizlemek doğru mu?
Kulak kiri aslında koruyucu bir salgıdır ve normalde kendiliğinden dışarı atılır. Pamuklu çubuk kullanmak kiri çoğu zaman daha derine iter, kulak yolunu tahriş edebilir ve kulak zarına zarar verme olasılığı taşır. Tıkaç oluştuğunda temizlik işleminin muayene ortamında, kulak zarı görülerek yapılması daha uygundur.
Ani işitme kaybında ne yapılır?
Bir kulakta kısa sürede ortaya çıkan belirgin işitme azalması, çoğu zaman kulakta dolgunluk ve çınlama ile birliktedir. Bu tablo kulak burun boğaz hekimliğinde acil kabul edilen durumlar arasındadır ve tedaviye erken dönemde başlanması işitmenin geri kazanılma olasılığını etkiler. Değerlendirmede odyometri yapılır, uygun görülen olgularda kortikosteroid tedavisi ve ileri inceleme planlanır.
Kulak zarındaki delik kendiliğinden kapanır mı?
Travma ya da akut iltihaba bağlı gelişen küçük deliklerin bir bölümü izlem sırasında kendiliğinden kapanabilir. Uzun süredir açık kalan, kenarları iyileşmiş ya da tekrarlayan akıntıya yol açan deliklerde ise kendiliğinden kapanma beklenmez. Bu durumda timpanoplasti gibi cerrahi seçenekler hastayla birlikte değerlendirilir.
Çocuğumda seröz otit saptandı, tüp takılması gerekli mi?
Her seröz otit olgusunda tüp gerekmez. Sıvı çoğu zaman belirli bir süre içinde kendiliğinden çekilebilir; bu nedenle başlangıçta izlem tercih edilebilir. Sıvının sürmesi, işitmeyi belirgin biçimde etkilemesi ya da konuşma gelişimini geciktirmesi durumunda ventilasyon tüpü gündeme gelir. Karar; işitme testi, timpanometri ve çocuğun genel gidişi birlikte değerlendirilerek verilir.
Kulak çınlaması için yapılabilecek bir şey var mı?
Çınlama bir hastalık değil belirti olduğu için öncelikle altında yatan neden araştırılır; kulak kiri tıkacı, orta kulak sorunu ya da işitme kaybı saptanırsa ona yönelik tedavi çınlamayı da etkileyebilir. Belirgin bir neden bulunmayan olgularda ses terapisi, danışmanlık ve işitme kaybı varsa cihaz kullanımı şikâyetin günlük yaşamdaki etkisini azaltmaya yardımcı olabilir. Yanıt kişiden kişiye farklılık gösterir.